Geçen ay bir kitap almıştım. Adı Masal Terapi. Yazarı Judith Malika Liberman. Kitabı alma sebebim ise arka kapaktaki yazı.
Şöyle sesleniyor yazar kitabı elinde tutanlara;
"Sevgili Yolcu,
Bu kitap senin için bir pusula olsun diye hayal edildi. Onu çantanda taşı.
Kendini bir yol ayrımında bulduğunda, kararsızlık yaşadığında, ruhun yolunu kaybettiğinde kitabı çantandan çıkar.
Rastgele bir sayfasını aç. Ve okumaya başla...
Karşına çıkan masal sana yolunu bulmanda yardım edecek.
Seni masallarla bir oyun oynamaya davet ediyorum.
İçindeki yıldız gözlü oyunbaz çocukla yeniden bağ kurmanın vakti geldi.
Bu bir iyileşme oyunudur.
Bırak masallar sana rehberlik etsin, seni iyileştirsin ve dönüştürsün..."
Hamileliğimin son 2 haftasına girmiş olduğum şu günlerde bedenimdeki fiziksel değişimlerle baş etmeye çalışırken bir yandan da tamamen belirsiz bir süreç olan doğum süreciyle ilgili aklımda bir sürü soruyla dolanıp duruyorum evin içerisinde. Artık hareketlerimin iyice zorlaştığı günlerdeyim, oturmak, kalkmak bile başlı başına bir olay. Hazırlıkları tamamladıktan sonra kafamın daha sakin olacağını düşünüp son haftaları sakin kafayla, fazla bir şey düşünmeden dinlenerek geçirmeyi hayal ederken, sürecin hiç de öyle ilerlemediğini görmek biraz hayal kırıklığı yarattı bende. Çok şükür ki hem bebekte hem bende herşey yolunda gidiyor, ancak normal doğum istediğim için ve ilk bebeğimin de olması sebebiyle önümde beni bekleyen süreç tamamen belirsiz. Ne gününü bilmek mümkün doğumun, ne sancıların neye benzediğini bilmek. Hayatımı hep planlı bir şekilde geçirmiş biri olarak yarının ne getireceğini bilmemek beni biraz endişeli ve huzursuz yapabiliyor zaman zaman. Her ne kadar bugüne kadar bir sürü şey okuduysam da, hatta neredeyse 9 aydır tek okuduğum şey hamilelik, doğum ve bebek konuları üzerine olsa da yine de herşey belirsiz. Saçma da olsa "suyumun geldiğini anlayacak mıyım, doğum sancılarını yalancı kasılmalardan ayırt edebilecek miyim" gibi milyonlarca soru dönüyor kafamda. Bunca sorunun yanı sıra son haftalarda bebeğin sağlığı ile ilgili endişeler de artıyormuş sanırım hamilelerde. Tüm hamileliğim boyunca son derece rahat bir şekilde doktor kontrollerine gitmişken şimdi haftalık rutin kontrollerimde doktor olumsuz bir şey söyler mi acaba diye kalp çarpıntısı yaşar oldum. Herşey yolunda dediğinde bile üstüne suyu yeterli mi, kalp atışları düzenli mi, kordonu nerde gibi bir sürü soru sorar oldum. Tamamen müdahelesiz, epiduralsiz bir normal doğum hayal ediyorum. ve bu isteğim tabi ki bende yine bir sürü acaba herşey yolunda gidecek mi, ya son anda sezeryana alırlarsa, ya hemşireler ve hastane benim istediğm şartları sağlayamazlarsa, ya ben isteklerimi söyleyecek gücü bulamazsam sancılar arasında diye uzayıp giden bir sürü soru ve endişe içinde geçirir oldum son haftalarımı. Bilemiyorum sadece ben miyim bu durumda olan son haftalarda ama inanın yorucu bir durum zihnin bu kadar meşgul olması...
İşte yine bugün de tam bu ruh haliyle evde tur atarken (herkes yat dinlen uyu dese de uzanmak, gündüzleri uyumak hiç bana göre değil, istesem de yapamıyorum) geçen ay aldığım o kitaba ilişti gözüm. Yazarın isteği doğrultusunda elime alıp bir çırpıda okumaya kalkışmadım, 1 yada 2 defa açıp bir hikaye seçip okudum şimdiye kadar. Endişelerim ve sorularımla bu kadar doluyken zihnim bakalım kitap bana ne söyleyecek dedim ve bir sayfasını açtım rastgele. Karşıma çıkan hikayenin adı; Endişeli Kral ve Hayata Güvenen Tamirci. Daha başlığı okuduğum an gülümsedim ve doğru hikayeyi seçtiğimi anladım. Hemen bir çay koyup bebeğimin de dinlemesi için sesli olarak okumaya başladım. masalın sonunda almam gereken mesajı almıştım. Kitabın içeriğinde her masalın sonunda "mesaj", "seyir defteri", "alıştırma" ve "alıntı" bölümleri bulunuyor. Benim masalımın sonundaki mesaj bölümünü sizinle paylaşmak istiyorum;
"Mesaj;
Her gün kendi kısmetiyle gelir.
Yaşadığın günü, yarını planlayıp onun için endişelenerek mi geçiriyorsun?
Yarının ne getireceğini veya gerektireceğini bilmezken nasıl plan yapabiliriz?
Tedbirli olmakla korku içinde yaşamak arasında ince bir çizgi vardır. Sürekli yeni önlemler almayı düşünmek yerine biraz da inanç kaslarımızı çalıştırsak nasıl olur? "
Seçtiğim masal ve mesaj kısmı gerçekten durup ne için endişelendiğime, hamileliğimin son günlerini nasıl geçirmeme sebep olduğunu fark etmeme sebep oldu. Ve bugünden itibaren tek yapmam gerekenin evrene, kendime ve bebeğime güvenip, güzel hayaller kurarak o özel günü beklemek olacağına karar verdim:)
Teşekkür ederim Judith Malika Liberman, Masal Terapi ve evren :)
Kitap Film Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap Film Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Haziran 2015 Pazartesi
1 Ekim 2014 Çarşamba
Yarının Sınırında
Evde film keyfi yapmak en sevdiğimiz şeylerden biri. D-Smart kanallarında yayınlanan birçok çeşitteki filmin yanı sıra DVD film izlemek de bize keyif veriyor. Akşamları işin yorgunluğunu üzerimizden atmak ve zihnimizi uzaklaştırmak için TV seyretmektense film seyretmeyi tercih ediyoruz.
Eskiden sinemaya gitmek çok sevdiğim bir etkinlikti, İstanbul yıllarında tek başıma gittiğim bile çok olmuştur. Şimdi ise çoğu insan evde kocaman tv ekranlarında iyi bir ses sistemiyle evinin rahat koltuklarında film izlemeyi tercih ediyor. Ve biz de onlardan biriyizJ
Eskiden sinemaya gitmek çok sevdiğim bir etkinlikti, İstanbul yıllarında tek başıma gittiğim bile çok olmuştur. Şimdi ise çoğu insan evde kocaman tv ekranlarında iyi bir ses sistemiyle evinin rahat koltuklarında film izlemeyi tercih ediyor. Ve biz de onlardan biriyizJ
Yeni izlediğimiz ve çok sevdiğimiz bir filmi paylaşmak istedim sizinle.Vizyonda izleme fırsatı bulamadığımız bu filmi evde 3D olarak izlemek gerçekten bizi dünyadan kopardı...
Tom Cruise ve Emily Blunt’ın başrollerinde oynadığı Yarının Sınırında (Edge of Tomorrow)... 2014 yapımı bir film. Bilimkurgu ve aksiyon türünde olan bu filmin konusu yakın bir gelecekte dünyanın ele geçirilmesi gibi klasik bir konu gibi gözükse de dünyayı ele geçirenlerin sınırsız güçleri ve telepati yoluyla yönlendirme yetenekleri sayesinde film ilginç bir hal alıyor. Askerlerden biri olan Tom Cruise yani filmdeki adıyla Bill Cage’in ilk sahnelerde bu yaratıklardan biri tarafından öldürülmesi ile film klasik akışın biraz dışına çıkıyor. Çünkü Cage yaratıklara ait bir gücü almış oluyor ve her öldüğünde yeniden aynı günü yaşamaya başlıyor...
Tom Cruise ve Emily Blunt’ın başrollerinde oynadığı Yarının Sınırında (Edge of Tomorrow)... 2014 yapımı bir film. Bilimkurgu ve aksiyon türünde olan bu filmin konusu yakın bir gelecekte dünyanın ele geçirilmesi gibi klasik bir konu gibi gözükse de dünyayı ele geçirenlerin sınırsız güçleri ve telepati yoluyla yönlendirme yetenekleri sayesinde film ilginç bir hal alıyor. Askerlerden biri olan Tom Cruise yani filmdeki adıyla Bill Cage’in ilk sahnelerde bu yaratıklardan biri tarafından öldürülmesi ile film klasik akışın biraz dışına çıkıyor. Çünkü Cage yaratıklara ait bir gücü almış oluyor ve her öldüğünde yeniden aynı günü yaşamaya başlıyor...
Yarının Sınırında filmindeki savaş sahneleri, savaş yöntemleri insana gerçek anlamda ürkütücü geliyor... Bizi bunlar mı bekliyor diye bir soru sormadan edemiyorum? (Tabi yaşadığımız yer ve ortamla da bir kıyaslamaya girmeden edemiyorumJ)
Londra ve Paris’ten savaş görüntülerini görüp özellikle de Eyfel Kulesi’nin o yerde yatan halini görmek içimde bir telaş hissetmeme sebep olduJ Ne telaşı olabilir? Tabi ki ben görmeden o hale gelmesin telaşı... Londra yakın gelecekteki planlarımız arasında olduğundan sorun yok ama sanırım Paris’i de en yakın zamanda gidilecek yerler listeme ekledimJ
Londra ve Paris’ten savaş görüntülerini görüp özellikle de Eyfel Kulesi’nin o yerde yatan halini görmek içimde bir telaş hissetmeme sebep olduJ Ne telaşı olabilir? Tabi ki ben görmeden o hale gelmesin telaşı... Londra yakın gelecekteki planlarımız arasında olduğundan sorun yok ama sanırım Paris’i de en yakın zamanda gidilecek yerler listeme ekledimJ
Filmle ilgili biraz merak uyandırabildiysem eğer izlemenizi tavsiye ederim. Hazır önümüzde bir bayram tatili varken, misafirsiz bir akşamını bu filme ayırabilirsiniz bence J
Bu arada biz Yarının Sınırında filmini 3D olarak izlesek de, 3D olarak izlemenin çok bir artısı yok diye düşünüyorum bu film için...
İyi seyirler J
Bu arada biz Yarının Sınırında filmini 3D olarak izlesek de, 3D olarak izlemenin çok bir artısı yok diye düşünüyorum bu film için...
İyi seyirler J
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)